Gözlerden kalbe uzanan bu yolculuk bazen kalbi delip geçen
bakışlarla başlar. Bazen hiç beklenmeyen anda çalar kapıyı ve gitmesini
beklemek boşunadır. Kıvranışlar boşunadır. Bir kere çalarsa aşk kapıyı “evde
yokum” demek sadece kendimizi kandırmaktır. Sonunda ne mi olur? Hırçın dalgalar gibi öfkeli konuşmalar ve
kumdan yapılan kaleler gibi geçirilmiş güzel anların izinin bile kalmayışı...
Aşk herkesin gerçeklerden kaçışıdır. Ama
kimse bilmez ki kim bilir kaç kere çalacak kapımızı? Birini çok sevdikten sonra
kaybettiğimiz de, hiç aşkla tanışmadığımız da... "Bir daha gelecek mi?
Bana da uğrayacak mı?" soruları nafiledir. Giden gitmiştir. Geriye
kalan içinizdeki neşeyi sömürmüş, masum duygularla sevme cesaretinizi ölmüş bir
siz!












